Bir çocukla birlikte yaşamak mükemmel olmayı gerektirir. Mesela dışarı çıkarken her ayrıntıyı düşünüp özenle hazırladığınız çantaya koymayı unuttuğunuz ıslak mendili bir daha dışarı çıkarken asla unutmazsınız. O ıslak mendilin gittiğiniz her yerde satıldığını bilirsiniz ama nedense bulunmaz hint kumaşı gibi gelir size . Sanki telafisi olmayan bir sınavdan çakmış gibi. Zaten anneler mükemmel olmalıdır hata yapamaz, bu bize başkalarının yüklediği bir sorumluluk değil, tamamen kendi kuruntumuzdur. Anne olmak biraz da psikolojik bozukluktur, sürekli davranışım nasıl olmalı ? şimdi nasıl davranmalıyım ?demekten normalin çook dışında aşırı pimpirikli bir yerde gözümüzü açarız. Oysa annenin hep rahat ve cool olması gerektiğini düşünürüz ama kaçımız bunu becerebilir , şüphelidir. Anneler uyumaz , çocuğun uyku problemi olması şart değil , çocuk sabaha kadar deliksiz uyusa bile bir anne asla rahat uyuyamaz. Adeta onu bir şeyler dürter, çok uykusu olsa bile bir güç sanki onu yataktan iter, hava sıcakken, çocuğunun üstünün açılma problemi olmadığı halde bile gecede on kere kalkar bakar. Mümkünse yanında yatırır, babaya karşı çocuğun kendi yatağında yatması gerektiğini savunur ancak elinden geldiğince yanında yatırabilmek için de fırsat yaratır. (hastalık gibi bahaneler) Üstelik durumu o kadar dramatize eder ki bu bahanelere kendi de inanır.
Anneler kendimize bunu yapmayalım ,kimse mükemmel değil, varsın biz de olmayalım. Duyarlı ve dikkatli olalım ,çocuğumuzun gelişimini bu şekilde sakince izleyelim, panik yapmaya gerek yok.Belki bu duyguları bir daha yaşayamayacağız. Tren kaçmadan tadını çıkaralım, çünkü annelik dünyanın en güzel duygusu ama tabii kıymetini bilip de yaşayabilene.
Yazan: Banu Yıldız



