BİR ÇOCUKLA BİRLİKTE YAŞAMAK

Bir çocukla birlikte yaşamak mükemmel olmayı gerektirir. Mesela dışarı çıkarken her ayrıntıyı düşünüp özenle hazırladığınız çantaya koymayı unuttuğunuz ıslak mendili bir daha dışarı çıkarken asla unutmazsınız. O ıslak mendilin gittiğiniz her yerde satıldığını bilirsiniz ama nedense bulunmaz hint kumaşı gibi gelir size . Sanki telafisi olmayan bir sınavdan çakmış gibi. Zaten anneler mükemmel olmalıdır hata yapamaz, bu bize başkalarının yüklediği bir sorumluluk değil, tamamen kendi kuruntumuzdur. Anne olmak biraz da psikolojik bozukluktur, sürekli davranışım nasıl olmalı ? şimdi nasıl davranmalıyım ?demekten normalin çook dışında aşırı pimpirikli bir yerde gözümüzü açarız. Oysa annenin hep rahat ve cool olması gerektiğini düşünürüz ama kaçımız bunu becerebilir , şüphelidir. 

Anneler uyumaz , çocuğun uyku problemi olması şart değil , çocuk sabaha kadar deliksiz uyusa bile bir anne asla rahat uyuyamaz. Adeta onu bir şeyler dürter, çok uykusu olsa bile bir güç sanki onu yataktan iter, hava sıcakken, çocuğunun üstünün açılma problemi olmadığı halde bile gecede on kere kalkar bakar. Mümkünse yanında yatırır, babaya karşı çocuğun kendi yatağında yatması gerektiğini savunur ancak elinden geldiğince yanında yatırabilmek için de fırsat yaratır. (hastalık gibi bahaneler) Üstelik durumu o kadar dramatize eder ki bu bahanelere kendi de inanır. 

Anneler kendimize bunu yapmayalım ,kimse mükemmel değil, varsın biz de olmayalım. Duyarlı ve dikkatli olalım ,çocuğumuzun gelişimini bu şekilde sakince izleyelim, panik yapmaya gerek yok.Belki bu duyguları bir daha yaşayamayacağız. Tren kaçmadan tadını çıkaralım, çünkü annelik dünyanın en güzel duygusu ama tabii kıymetini bilip de yaşayabilene.

Yazan: Banu Yıldız

ETLİ YAPRAK SARMASI

(6 kişilik)
Hazırlama Süresi:70 dk.
Pişirme Süresi: 90 dk.

Malzemeler:
½ Kg. kıyma
2 adet kuru soğan
3 orta boy domates
2 diş sarımsak
½ Kg. salamura yaprak
1 yemek kaşığı salça
2 yemek kaşığı sıvı yağ
Tuz,kırmızı biber,kara biber
2 Su bardağı su
Maydanoz

Yapılışı: Yapraklar bir tencere kaynamış suya atılır, orta ateşte 10 dakika kaynatılır ve süzgece alınır. Diğer tarafta derin bir kaseye soğan , sarımsak ve domates ince ince doğranır. Salça ,yağ , baharatlar ve kıyma da eklenerek iyice yoğurulur.Arzuya göre biraz maydonoz da eklenebilir. Üstüne ağır bir kapak kapatabileceğiniz tenceremiz hazırlanır. Dibine işe yaramayacak kalın yapraklardan birkaç tane döşenir. Yaptığımız sarmalar düzgünce dizilir , üzerine ağır porselen tabak kapatılır ve iki bardak suyumuz eklenerek pişirilir. Yoğurt eşliğinde servis yapılır.

AFİYET OLSUN

Yazan: Banu Yıldız

OKULUN İLK GÜNLERİ KABUSA DÖNÜŞÜRSE


Okula gitmekte direnen çocukları çok gördüm, tabii eskiden genelde anneler çalışmaz,maddi imkansızlık ve bilinçsizlikten dolayı da çocuklar okulla ancak yedi yaşında yani ilkokula başlayınca tanışırdı. İlkokula başladığımız günü hepimiz hatırlarız, bazıları ağlar,bazılarının anneleri kapıda bekler. Şimdi her şey çok farklı annelerin çoğu çalışıyor ve dolayısı ile de çocuklar küçük yaştan itibaren yuva ya da kreş dediğimiz eğitim kurumuyla haşır neşir oluyorlar. Çalışmıyor olsalar da şimdi anneler çok bilinçli çocuğun okul öncesi aldığı eğitimin gerekliliğinin farkındalar.

Bugünlerde okul sorunu ile uğraşan bir yakınım var, kuzenim oğlunu okula göndermekte çok büyük sorunlar yaşıyor. Bütün aile önümüzdeki günlerde dört yaşını dolduracak olan küçük Özgür’ü okula götürmek daha doğrusu sınıfa sokup orada kalmasını sağlamak için çalışıyor. Sınıfa sokmak diyorum çünkü sınıfa girmesini sağlayabilirlerse hiçbir problem yaşanmıyor hatta öğretmeni küçük Özgür’den çok memnun. Arkadaşlarıyla ve öğretmeniyle diyaloğunun çok iyi olduğu söyleniyor. Annesi aklına gelen her yolu denedi ancak bu noktada tıkandı. Kuzenime yardımcı olmak istedim ama yaptığımız araştırmalar sonucu elde ettiğimiz hiçbir bilgi işe yaramadı çünkü Özgür okula gitmeme konusunda çok kararlı. Bu hafta annesi bir pedagogla görüşecek ,sonucun işe yarayacağını biliyoruz. Ne demişler inanmak başarmanın yarısıdır. Umarım en kısa sürede okuluna alışırsın Özgürcüğüm, bu sayede ailen, tabii en çok da annen rahat bir nefes alır.

Bu konuda tecrübesi olanların yorum yazmasını rica ediyorum,belki benzer sorunlar bu şekilde çözümlenebilir.

Neden yaşamadığım bir sorundan bahsediyorum? Birincisi bir annenin yaşamış olmasının yeterli olduğunu, ikincisi de yaygın olarak yaşanan bir sorun olduğunu düşünüyorum.

Yazan: Banu Yıldız

ANNELİK VE YETERSİZLİK DUYGUSU


Annelerin pek çoğunun yaşadığı kiminin aşıp kiminin de aşamadığı bebeğin büyümesiyle birlikte uzun süren ya da aşıldığı anda yerini kendine güvene bırakan bir duygudur . Özellikle ilk kez yaşanan anneliğin ilk günlerinde, annenin bebeğine nasıl bakacağı , ileriki zamanlarda da nasıl yetiştirmesi gerektiği kafasını kucalayan yegane sorulardır. Başta tecrübeli arkadaşlara ve akrabalara danışılır ancak bir türlü ikna olunmaz. İnternette araştırmalar yapılır, birsürü uzmanın yazıları okunur , çok güzel az-çok bilgi sahibi olunur ancak alınan bilgiler geneldir. Hiçbir uzman çocuğunuzun yaptığı bütün hareketleri takip edip karşılığında yapılması gerekenleri tek tek belirleyemez.

Ben de bütün bunları aşama aşama yaşadım, mükemmelin mümkün olmadığını bilmeme rağmen yine de mükemmel olmak istiyordum. Daha doğrusu siyah ve beyaz arasında başka renkler yokmuş gibi hata yaparsam, mükemmel olamazsam kötü bir anne olacakmışım gibi geliyordu. Ürettiğim birsürü soru ile kafamda boğuşurken oğlumun birinci yaşı rutin kontrolünde doktor bir pedagogla görüşmemizi önerdi. Bir yaşına gelen her çocuğa önerildiğini söyledi ama ben hala benim telaşlı halimi sona erdirmek için önermiş olabileceğini düşünüyorum. Hemen bir randevu aldım, başta amacım oğlumun gelişiminin normal olduğunun bir uzman tarafından onaylanmasıydı. Doktorun odasına girdiğimizde eşimde ben de çok dikkatliydik , sanki her an yanlış bilip uyguladığımız bir davranış yüzünden kötü anne-baba olacaktık. Doktor bize öncelikle kendi ruh ve beden sağlığımızın sağlıklı olması gerektiğini, böylece oğlumuzun da sağlıklı olacağını söyledi. Derken cevabı kafamdaki bütün tereddütleri bitirecek soruyu sordum. Bir uzman kadar bilgim olmasına imkan yok dedim, doğru olanı nasıl bulacağım? Cevap şuydu; uzmanların tüm öğrendikleri cocuk yetiştirmek için yeterli olsaydı en iyi çocukları uzmanlar yetiştirirdi.

Bu görüşmeye iyi ki yaptığımı düşünüyorum. Artık çok daha rahatım, doktor bana aslında bütün annelerin bu çocuk yetiştirme yeterliliğini anne oldukları zaman kazandıklarını anlamamı sağladı. Annelerin de rahat olmaları gerektiğini biliyorum ki çocuklarına en iyiyi verebilsin.

Yazan: Banu Yıldız

TİRAMİSU


MERHABA!

Güzel bir tatlıyla başlamak istiyorum; iki yıl önce konuk olduğum bir yakınımın evinde yemiştim ve bayılmıştım. Bazıları istisna ancak birçok tatlının ev versiyonunu , çok daha hafif olması açısından tercih ediyorum. O gün bugündür tarif aklımda , hiçbiryere yazmadım ve acil durumlarda en büyük kurtarıcım. Bir iyi tarafı da pasta ya da tatlı krizine girdiğiniz zaman yiyebileceğiniz en masum tatlı. Yiyebileceğiniz hiçbir pastada bu kadar az yağ ve şeker kullanılmamıştır ,kullanıldıysa da başka şekilde bu lezzeti yakalama ihtimalinin imkansız olduğunu düşünüyorum.

TİRAMİSU

Gelelim tarifimize; bize gereken bir adet pastaban ve bir paket labne peyniri , diğerleri zaten her zaman elimizin altında bulunan süt,nescafe,şeker,un gibi malzemeler. Bir su bardağı oda sıcaklığında su, bir yemek kaşığı nescafe ve bir yemek kaşığı toz şeker ile nescafe hazırlıyoruz. Kakaolu pastabanımızın her iki ya da üç katını (piyasada satılan pastabanların bazıları iki bazıları üç katlı ) bu nescafe ile ıslatıyoruz. Diğer tarafta iki su bardağı süt, iki tepeleme yemek kaşığı un ve iki tepeleme yemek kaşığı şekeri bir tel çırpıcı yardımıyla sürekli karıştırarak koyu bir karışım halini alıncaya kadar pişiriyoruz. Koyu kıvamlı karışımı ocaktan alıp bir paket labne peynirini ekleyip çırpma teli ile iyice çırpıp, homojen bir krema elde ediyoruz. Kremanın yarısını ıslattığımız pastabanın arasına sürüp üzerine diğer yarısını kapatıyoruz, kalan kremayı da üzerine sürüyoruz. Son olarak küçük bir çay süzgeci ile üzerine kakao serpiştiriyoruz. Kakaonun tiramisunun heryerini kaplaması gerekiyor.

AFİYET OLSUN!

Yazan: Banu Yıldız